Tavsiye Makale

Birisi yarı final mi dedi?

000.jpg
Bugün hava deli gibi sıcaktı Antalya’da…
Sorun değildi…

Yeni ofisin boyası, dekorasyonu ile ilgilenirken yorulduk tabii…
Dert değildi…

Yorulmuşuz, gerginiz…
Umrumuzda değildi…

Hala bir dakikada Viyana’da tarih yazan bir takımla gurur duymak yetiyordu hepimize.

Hangi teknik yorumu yaparsanız yapın, nasıl değerlendirirseniz değerlendirin hiçbir sporda böyle bir olay yok. Türkiye, Hırvatistan karşısında “DESTAN” kelimesinin anlamını gösterdi tüm dünyaya.

Bu dakikadan sonra elenmişiz, kupayı almışız farketmez. Bu takım TÜRK GURURUNU, TÜRK’ÜN YENİLMEZLİĞİNİ ilan etti tüm uluslara.

Allah sizden razı olsun…

Share and Enjoy: Bu ikonlar yardımı ile yazıyı tagleyebilir ve paylaşabilirsiniz.
  • bodytext
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Yeni Makaleler

Atatürk’ü seviyorum, Humeyni’yi iplemiyorum, saçmalayanları sevmiyorum!

Atatürk'ü seviyorum, Humeyni'yi iplemiyorum, saçmalayanları sevmiyorum!Geçtiğimiz günlerde özgürlük ile saçmalama arasındaki sınırı aşan birileri vardı televizyonda. Gericiliğe karşı olmayı, başörtüsüne karşı olmak gibi gösterip ezik edebiyatı ile taraftar toplamaya alışkın bu zihniyetin tanınmış isimlerinden iki bayan çıktılar bir güzel Fatih Altaylı’nın programına alenen şu konuşmaları sundular bize…

Fatih Altaylı: Sizin Facebook’ta bir siteniz mi var? Kevser adlı arkadaşımızın Facebook adlı paylaşım sitesinde İran devriminde Ayetullah Humeyni’nin fotoğrafları yer alıyor. Doğru mu?
Kevser Çakır: Bir tane fotoğrafı var evet. Evet, seviyorum ve saygı duyuyorum.

Fatih Altaylı : Ama o Şii . Humeyni’nin nesini seviyorsun?
Kevser Çakır: Şii olması önemli değil. Benim için Müslüman biri. Hümeyni’yi seviyorum.

Fatih Altaylı: Ama İran‘da baskı rejimi var.
Kevser Çakır: Ama İran‘daki rejimi ben desteklemiyorum

Fatih Altaylı: Ama kurucusu Humeyni.
Kevser Çakır: Humeyni’nin aynı görüşleri sahip olması anlamına gelmez bu. Ben Humeyni’yi seviyorum şahsen.

Fatih Altaylı: Sen seviyor musun?
Nuray Bezirgan: Evet seviyorum.

Fatih Altaylı: Atatürk’ü seviyor musun?
Nuray Bezirgan: Atatürkü sevmeme hakkı var mı? Başıma bir iş gelmeyecekse ben sevmiyorum.
Atatürk’ün yetkiyi padişahtan alırken yani saraydan alırken laik bir Cumhuriyet kurmak için aldığını düşünmüyorum. Halk o zaman islami değerler için savaştı. Nitekim Kurtuluş Savaşı’nın başlaması da Kahramanmaraş’ta Fransız askerlerinin Nene Hatun’un başörtüsüne uzanmasıyla olmuştur.

Fatih Altaylı: Maraş’la Erzurum’u birbirine karıştırdın.
Nuray Bezirgan: Her neyse. Maraş’ta Fransız askerleri bir kadının örtüsüne saldırıyor. Sütçü İmam buna karşı ilk ateşi açıyor. Böylelikle Kurtuluş savaşı başlıyor. Sonuçta cepheye cephanelik taşıyan kadınlar o dönemin insanları, o dönemin sosyolojik yapısını incelerseniz hep Müslüman insanlar.

Fatih Altaylı: Peki bu ülkenin Kurtuluş Savaşı’nı örgütleyen bir adamı niye Humeyni kadar sevmiyorsun. Bunu merak ettim. Eğer Atatürk olmasaydı burada belki de İngilizler vardı, Fransızlar vardı.
Nuray Bezirgan: Yani İngilizler olsaydı benim haklarım daha geniş olacaktı. Zaten mesele bu yani. İnsanlar bana Atatürkçülük adına zulmediyorlarsa benden Atatürk’ü sevmemi bekleyemezsiniz.
Kevser Çakır: Yani bir insanın ismi üzerinden ideolojik bir kurgu oluşturulmaya çalışıldığı için bunlar oluyor. İyi Bir asker. Bunu biliyoruz.

Fatih Altaylı: Bu ülkeyi düşmanlardan arındırma sebebi. En azından bir minnet duygun yok mu?
Kevser Çakır: İyi bir asker biliyoruz.

Fatih Altaylı: Bugün sizin savunduğunuz özgürlükçü, cumhuriyeti kuran sizin temsil ettiğiniz iradenin, bugün iktidar olmasına olanak veren de rejimi kuran da yine Atatürk değil mi? Camileri de kapatmamış.
Nuray Bezirgan: Benim fikirlerimİ savunucak parti kurulamaz Türkiye’de. Zaten bu yasak. Benim fikirlerimi herhangi bir parti savunmaya kalktığı zaman parti kapatılır.
Müslümanlar haklarını elde etmek için gece gündüz çabalarlar. Birileri gelir parlementonun azıcık bir özgürlük tanımlamasına bile Atatürk adına, Cumhuriyetcilik adına, demokrasi adına ne adına olursa olsun özgürlüklerimizi elimizden alır.
Ben tamamiyle özgür olduğum hak ve özgürlüklerimin kısıtlanmadığı bir sistem istiyorum.Mesela siz nasıl ki başörtülü hakim bir hanımdan rahatsız olacağınızı söylüyorsanız ben sizin, mesela bu fikrinizin temelde Atatürk tarafından kurulan Cumhuriyet’te bizlerin hep tehdit olarak sizlere sunulmasından kaynaklandığını düşünüyorum.

Fatih Altaylı: Hayır ondan kaynaklanmıyor. Sizin “siz, biz” demenizden kaynaklanıyor. Siz islami inançları sizin tarafınızda yaşamayan veya sizin gibi algılamayan insanları farklı görüyorsunuz. Sen, Recep Tayyip Erdoğan ve başkaları “siz- onlar, biz-onlar” dediğiniz zaman kendimi kötü hissediyorum.
Nuray Bezirgan: Sizin inancınız ne olduğu beni ilgilendirmiyor. Benim ilgi alanım değil. Kişi istediği dine sahip olur ya da olmaz yada dinsizdir. Bu benim size ikinci sınıf vatandaş olarak göreceğim anlamına gelmez. Ama Fatih Bey siz başörtülü bir hakimden rahatsız olduğunuzu söylüyorsunuz

Fatih Altaylı: Önyargılı olur diye rahatsız olurum.
Nuray Bezirgan: Tabii ki. Önyargınızın temelinde 85 yıldır yürütülen laik sistemin dayatmalarının olduğunu düşünüyorum. Biz hiçbir zaman özgür olamadık. Hiçbir zaman kendimizi ifade edemedik. Siz hiçbir zaman başörtülü bir hakim tarafından yargılanmadınız. Dolayısıyla bu şekilde düşünüyorsunuz.

Fatih Altaylı: Senin rejimden istediğin ne? Üniversiteye gitmen, kamusal alanda görev yapman dışında ne isteğin var?
Nuray Bezirgan: Ben başörtümle birlikte sosyal hayatta da var olmak istiyorum.
Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9151285.asp?top=1

Konu ile ilgili video linkinden seyredin ibret tablosunu.

Bu ülkede rahat rahat fikrini bu denli ileri giderek televizyonlarda çığırabiliyorsanız, özgürlük istiyoruz diyorsanız bundan büyük özgürlük mü var memlekette?

Zamanında Kanada’ya bir dünya rekoru sayılacak hızda iltica etmediniz mi? Neden o zaman kaçtınız da şimdi döndünüz? Kanada’da özgürlük mü yoktu? Yoksa kendinize bir şeyleri görev mi edindiniz.

Mazlumder ile televizyona çıkıp görüşlerimizden geri adım atmıyoruz, fikir özgürlüğü kılıfı altında kendimizi savunuyoruz şovu yapmıyor musunuz?

Bırakın bu işleri artık. Başörtüsünü benim ninem yıllardır takarken Humeyni’yi sevmedi, Atatürk hayranıydı. Siz kimsiniz ki Ulu Önder’e dil uzatacak kadar büyüdünüz böyle. Tarih hakkında kulaktan dolma bilgilerinizle ne kadar da dolu görünüyorsunuz o boş zihinlerinizle…

Sevmiyorsanız Atatürk’ü, sevmiyorsanız Türkiye’nin şartlarını gidin İran’a. Kanada’ya kaçmak yerine İran vatandaşlığına geçin, siz de rahat edersiniz, biz de rahat ederiz.

Bu arkadaşlara bir kaç hatalarını düzeltecek bilgi sunalım;

Nene Hatun, Maraşlı değil.
Erzurumlu.
Savaştığı düşman, Fransız değil.
Rus.
Rus başörtüsüne saldırmadı.
Aziziye Tabyası’na saldırdı.
Milli Mücadele’nin mangal yürekli evladıdır ama, Milli Mücadele’nin ilk kurşununu Sütçü İmam sıkmadı.
Hasan Tahsin sıktı.
Maraş’ta değil, İzmir’de.
Takvime bak. Hasan Tahsin’in tetiğe basmasıyla, Sütçü İmam’ın tetiğe basması arasında 6 ay var…
Sütçü İmam, Fransız vurmadı.
Ermeni vurdu.
Maraş’ta düşmana ilk müdahaleyi yapan da aslında Sütçü İmam değil.
Sait.
Silahı yoktu.
Yumruğuyla saldırdı.
Maraş’ı önce kim işgal etti?
Arkadaşın İngiltere’si!
Kim sesini çıkarmadı?
Arkadaşın padişah efendisi!
Kim kurtardı?
Arkadaşa daha geniş haklar tanıyacak olan İngilizlerin gemisiyle kaçan padişah efendinin idam etmek için arattığı Atatürk!

Share and Enjoy: Bu ikonlar yardımı ile yazıyı tagleyebilir ve paylaşabilirsiniz.
  • bodytext
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Çek Cumhuriyeti galibiyetinin basında yankıları…

FOX SPORTS: ” Bugün Ne Öğrendik? Hiçbir zaman, Türkleri devre dışı bıraktığını sanma ”
ZDF: “İki kez mucize gerçekleştiren bu Türklerin önünde şapka çıkarmak lazım.”
Bild: “Çılgın av! Türkiye Euro 2008 mucizesini gerçekleştirdi. Fatih Terim’in ay yıldızlı 11’i daha şimdiden ’Son dakika’ şampiyonu.”
Kicker: “Büyük moral. Nihat Türkiye’yi mutluluğa götürdü.”
Sport Bild: “Terim mucize yarattı. En büyük Türkiye.”

İTALYAN BASINI
La Gazzetta dello Sport: “Kaleci Cech yumurtlayınca Türkiye tarih yazdı.”
Corriere dello Sport: “Çılgın Türkler geriden gelip Çekleri solladı.”
Tuttosport: “Türkiye şovu. Ay yıldızlılar göz kamaştırdı.”
La Stampa: “Türk işi. Terim, İtalya’ya da ışık tuttu: “Umarım bizim zaferimiz İtalya’yı da dolduruşa getirir.”
İl Messaggero: “Anneciğim Türkler geliyor.”

İNGİLİZ BASINI
The Daily Telegraph: “Türkiye 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın geri dönen kralı.”
The Times: “Türkiye uluslararası futbol tarihinin en müthiş geri dönüşlerinden birini yaşadı.”
The Guardian: “Nihat’ın mucizesi, Cech’in felaketi.”
Reuters: “Türkiye, olağandışı bir mücadeleyle çeyrek finalde.”
Fox Sports: “Bugün Ne Öğrendik? Hiçbir zaman, Türkleri devre dışı bıraktığını sanma.”

İSVİÇRE BASINI
Blick: “Türkler inanılmazı başardı.”
Le Matin: “Türkiye, Arda’nın muhteşem golüyle şahlandı ve cehennemden çıktı.”
L’express: “Türkler, Cenevre’de tarih yazdı, imkansızı başardı.”
L’equipe: “Türkiye’den saygı duyulacak uyanış.”

FRANSA BASINI
L’Equipe: “Türkiye çok uzaktan geldi.”
Le Figaro: “Çılgın bir maç. Türkler inanılmazı gerçekleştirdi.”

DANİMARKA BASINI
Jyllands Posten: “Türklerin dönüşü şahane oldu.”
Politiken: “Dram maçta sarsılan Türkler birden yüceleşti.”
Ekstra Bladet: “Cech, Türkiye’ye yardım etti.”

İSPANYA BASINI
Marca: “Avrupa kupasının en deli maçı oldu. Türk mucizesi. Başaktör ise Nihat Kahveci.”
As: “Türkiye, iyi futboluyla değil, inancıyla kazandı.”

MACAR BASINI
Nemzetisport: “Türk sevinci! Kara çorba (Türk kahvesi) sonradan geldi.”
Hid Magazin: “50 yıl sonra Osmanlı tokadı Çeklerin suratında patladı.”
Samsungsport: “Türk fanatizmi tur atladı, Fatih bayram yaptırdı.”

RUSYA BASINI
utro.ru: “Çeklere Türk hamamı. Türkler giden maçı çevirmesini bildi.”
Newsru.com: “Euro 2008: Türkler İçin Bayram, Çekler İçin Matem.”
Interfaks: “Macera filmi gibi maçı Türkiye kazandı.”
Sports.ru: “Nihat: Şah ve Mat.”

YUNAN BASINI
Türkler! Cesur Yürekliler takımı

Share and Enjoy: Bu ikonlar yardımı ile yazıyı tagleyebilir ve paylaşabilirsiniz.
  • bodytext
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar
antalya web tasarım ve seo hizmetleri

Sahir Ünal’ı kaybettik…

sahir-unal.jpgŞahsen çok yakından tanımazdım. Ancak ne değerli bir müzisyen olduğunu bilecek kadar da yakın olduk. D-100 grubunu dinlemekten, canlı performanslarını takip etmeye kadar.

Çoğunluğun Beyaz Show’dan tanıdığı müzisyene, geçirdiği operasyon sonrasında alınan örneğin incelenmesi sonucu, Lenfoma (Lenf Kanseri) teşhisi konulmuştu.

Kurtulamadı…

Başımız sağolsun…

Allahtan rahmet, yakınlarına sabır dilerim…

Lenfoma hakkında bilgiler…

EkşiSözlük’ten Sahir Ünal için söylenenler…

Share and Enjoy: Bu ikonlar yardımı ile yazıyı tagleyebilir ve paylaşabilirsiniz.
  • bodytext
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Teşekkürler Milli Takım!

718964_w3.jpg
Herkesin ihtiyacı olduğu bir güzellikti, tüm toplumun gülmeyi, eğlenmeyi unuttuğu bir dönemde bize tekrar eğlenmeyi hatırlattığınız için teşekkürler.Bize bu gururu bahşeden tüm teknik ekibe teşekkürler.

Bitti bu maç dediğimizde umutlandıran Arda Turan’a, devamında Çek Cumhuriyeti’ni yıkan Nihat Kahveci’ye ve tüm milli takım kadrosuna teşekkürler.

Milli marşımız çalarken, İstiklal Marşımızı bir Türk gibi söyleyen Mehmet Aurelio’ya teşekkürler.

Euro 2008′de başarımızı tüm dünya uluslarının gözüne sokacak kadar iyi derecede gösteren Türk Milli Takımı ekibine teşekkürler.

TÜRKİYE SİZİNLE GURUR DUYUYOR!

Share and Enjoy: Bu ikonlar yardımı ile yazıyı tagleyebilir ve paylaşabilirsiniz.
  • bodytext
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Mozilla Firefox’dan rekor denemesi…

Mozilla Firefox LogoMozilla Firefox her ne kadar (şahsi kanaatimdir) Opera kadar beğendiğim bir yazılım değilse de, eklentileri ile vazgeçilmez hale gelebilen bir yazılım. Tabii yüksek RAM kullanımı vb. durumları gözardı edebilmeniz şartıyla.

Adobe’un CS3 yazılım paketini çalıştıracak bir konfigürasyonunuz varsa Firefox konusunda pek bir sorun yaşamayacağınız da kesin tabii ki.

Mozilla Firefox geçtiğimiz haftalarda “3″ versiyonu için indirmeye başlayabileceğiniz günü tahsis etmiş bile. Dediklerine göre bir dünya rekoru peşindeler. Bir gün içerisinde en çok indirilen yazılımlar arasına girmek istiyorlar.

Desteklemek kadar desteklememek de en doğal hakkınız doğal olarak, ancak benim gibi desteklemeyi seçenler buradan oluşuma katılabilirler.

Share and Enjoy: Bu ikonlar yardımı ile yazıyı tagleyebilir ve paylaşabilirsiniz.
  • bodytext
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Teşekkürler SetFM, teşekkürler RockAntalya.com

4 aylık bir oluşum RockAntalya.com

Yenilikleri, güncel haberleri ve etkinlikleri ile ilgi çekmeyi başardı, şimdi bilinçsiz zihniyetler hemen bunu reklam olarak algılayabilirler ancak bu bizim söylemimiz değil, tüm ilgililerin belirttikleri. Antalya’da rock ve metal müzik üstüne en iyi site olma özelliğini de koruyarak her geçen gün daha yükseğe çekiyor çıtasını.

Bunun ispatı olarak en son SetFM‘in Antalya Gazeteciler Cemiyetinin 2007 Senesinin En İyi Radyo Programı “Murat On Air” programına konuk olduk.

Sağolsun sevgili dostum Serhat SÖZERİ’de beni yalnız bırakmadı, katılımı ve fikirleriyle RockAntalya.com platformuna olduğu gibi radyo programında da desteğini gösterdi.

Programın kayıtlarını yakında buradan sunacağım.

SetFM ailesine ve Murat On Air programına teşekkürler.

hakan-ozerdem-serhat-sozeri.jpg

Share and Enjoy: Bu ikonlar yardımı ile yazıyı tagleyebilir ve paylaşabilirsiniz.
  • bodytext
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Splog nedir? Spam yenir mi?

Splog nedir?Spam kelimesinin asıl anlamı 1930′lu senelerde Hormel Foods Corporation tarafından üretilen bir yiyecek. Evet, domuz etine katılan tuz, su, sodyum nitrat ve şeker ile elde edilen bu yiyeceğe Spam adı verilmişti, ancak günümüzde bu yiyeceği bilmemelerine rağmen hem etkin olarak kullanıcılar, hem de mağdurlar tarafından dile getiriliyor.

Çoğumuz spam kelimesini duyduğumuzda çok bilen webmaster kardeşlerimizin mail kutularımıza gönderdikleri saçma sapan e-postaları düşünüyoruz ancak bu sektörün de ufku genişledi. Artık blog sitelerinden de spam yapılıyor. İşte bu noktada Splog deyimi ortaya çıkıyor.

Merak etmeyin Splog kelimesi de bir yiyecek değil, ancak sanal ortamda oldukça hazımsızlık yaratacak bir etken olduğu su götürmez bir gerçek. Splog siteler ilk dönemlerini 2000li yılların başlarında yaşadı ve günümüzde tam anlamıyla bir bilgi kirliliği oluşturmaya devam ediyor.

Bloglar arasında %80 lere varan spam bloglar genellikle Page Rank değeri arttırmak ve reklamlardan kazanç elde etmek amaçlı kuruluyor. Tabii şahsi psikopatlıkların da etkisiyle bir çok blogun da splog sitelere dönüştüğünü de görebilirsiniz. Weblogs.com gibi adreslere ping yollayan blogların %75 gibi ciddi bir oranda splog olduğu söylentisi de işin vehametini gözler önüne sermekte.

Splogları kategorilemek gerekirse şu şekilde bir sıra düşünülebilinir.

Splog ne değildir?Uzman sploglar : Genellikle splog sahibi konular, anahtar kelimeler ve link takası yapılacak siteleri ayarladıktan sonra otomatik içerik üretimi ile spam sanatını icra eder.

Tembel sploglar : Bu kategorideki splogların sahibi popüler sitelerin RSS kaynaklarını kendi blogunda yayınlanan bir yazı gibi otomatik güncellemeye almaktadır.

Aptal sploglar : Bu kategorinin sahipleri internetin en düşük seviyedeki sözümona webmasterları olarak hayatlarını sürdürürler. Otomatik bir sistem kullanmak için gerekli bilgiye sahip olmadıklarından dolayı, internette arama sonuçlarında karşılarına çıkan bir çok yazıyı efsanevi KOPYALA / YAPIŞTIR hamlesiyle kendi sploglarına eklerler.

Uzman splogların içeriğinde genellikle anlamsız ve sık tekrarlanan anahtar kelimeler bulunduğundan ayırt edilebiliyorlar, ancak tembel sploglar standart internet kullanıcısı için farkedilmesi zor sploglar olarak göze batıyorlar. Aptal sploglara sonra değineceğiz.

Tembel sploglar genellikle seçme yazıları barındırdıklarından içerik yönünden zengin durmakta ancak her tarafı reklamla bezenmiş anlamsız animasyon yığınları rahatsız edici boyutlara varabiliyor. Aslına bakarsanız içerik hırsızlığı ile elde edilen haksız bir kazanç için oldukça masum görünen bir açıklama oldu, fakat telif hakları ihlali son derece yaygınlaşmış durumda.

Gelelim aptal sploglara. Genelde bu tür sploglar internetin eğlenceli yönü olan çok bilmiş kişilerin siteleri olarak göze çarpar. PHP Nedir? gibi bir makaleyi kişisel bir sitede yayınlamakta sakınca var mı yok mu tartışılabilinir, ancak bu yazıyı da gidip PHP eğitim sitelerinden kopyalayıp, splogunuza yapıştırıyorsanız durum içler acısıdır. Bu gibi konularda yüzlerce kopyalanmış içerikle siteler oluşturan bu arkadaşların genelde durumu hep içler acısıdır. Çevremiz bu örneklerle dolu. AJAX’tan bahsederken kendi sitelerinde bir tane bile AJAX yaklaşımı bulunmayan, PHP Nedir diye yazıyı sitesine yapıştırıp sadece html uzantıyı php olarak değiştiren, blog yazılımlarına “piyasayı öldürüyor” derken bu yazısını blogspot adresinde yayınlayan sitelere örnek vermemize gerek yok. Blogumda sabahlayan bir arkadaşımızın sitesi buna en güzel örneklerden birisi olarak tarihe geçmek üzere.

Splogların hırsızlığına maruz kalmak istemeyenlerin pek de kaçışı yok gibi. Eğer içeriğiniz iyi ise hedefte olmanız kaçınılmaz ancak herşey bitmiş değil. Splogları ihbar edebileceğiniz siteler de bulunmakta. Bu siteler arama motorları ile işbirliği içinde olarak splogların arama sonuçlarından temizlenmesini sağlıyor.

Peki splog nasıl oluşturuluyor. (Bu noktadan itibaren aptal sploglara rastlamak imkansız zira bir yatırım gerektiren yazılımlardan bahsediyoruz.)

Yanlış duymadınız. Nasıl bloglar bir yazılım ise, splogları da yazılımlar üretiyor. 90 dolardan başlayıp yüzlerce dolara varan bedelleri olan bu yazılımlardan edinen bir kişi bir kaç tıklama ile splogunu yayına sokabiliyor.

Sploglardan örneklerle yazılar devam edecek…

Share and Enjoy: Bu ikonlar yardımı ile yazıyı tagleyebilir ve paylaşabilirsiniz.
  • bodytext
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar

Korumalı: Sadece…

Yazı parola korumalı. Yazıyı görmek için parolanızı girin:


Share and Enjoy: Bu ikonlar yardımı ile yazıyı tagleyebilir ve paylaşabilirsiniz.
  • bodytext
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google
  • De.lirio.us
  • Technorati
  • Furl
  • Slashdot
  • Live
  • Spurl
  • co.mments
  • Gwar